Hakan Okay

Sağlık turizminde talep, takip ve satış sistemleri kuruyorum. İşin görünen tarafından başlayıp parayla biten tarafına geçmiş biriyim — o yüzden reklamın nerede bittiğini, satışın nerede başladığını iyi biliyorum.

Hakan Okay

Kamera arkasında başladı

Sağlık turizmine içerik tarafından girdim. Klinikler için video çekiyor, kurguluyor, sosyal medya için içerik üretiyordum. İşin görsel tarafı iyiydi; izlenme geliyordu, beğeni geliyordu.

Ama bir süre sonra rahatsız edici bir örüntü fark ettim. Çektiğim videolar iyi performans gösterdiği aylarda bile klinikler "bu ay iyi geçmedi" diyordu. İzlenme ile ameliyathane takvimi arasında bir bağ yoktu.

Sorunun içerikte olmadığını görmek

Nedenini aramaya başladığımda cevabı beklediğim yerde bulamadım. Sorun kreatifte değildi, bütçede de değildi. Sorun, videonun getirdiği mesajın sonrasındaydı.

Mesaj geliyordu, danışman ertesi gün dönüyordu, karşı taraf o arada başka üç klinikle konuşmuş oluyordu. Ya da mesaj hiç görülmüyordu. Ya da fiyat sorulunca konuşma bitiyordu ve kimse neden bittiğini not etmiyordu.

Reklamın işi kapıyı çalmak. Kapıyı açmak, misafiri içeri almak ve masaya oturtmak bambaşka bir iş — ve çoğu klinikte bu işin sahibi yok.

İşin diğer tarafına geçmek

Bunu gördükten sonra çalışma biçimimi değiştirdim. Sadece içerik üretmeyi bıraktım; reklam hesabını, CRM'i, takip akışlarını ve satış konuşmalarını da işin parçası olarak ele almaya başladım.

Bugün yaptığım iş bu: bir kliniğin ya da aracı kurumun talep üretiminden kapanışa kadar olan hattını tek bir sistem olarak kurmak. Reklamın nereye bağlandığını, gelen talebin kime düştüğünü, hangi cümlenin ne zaman söyleneceğini ve sonuçta hangi kuruşun ne getirdiğini görünür hale getirmek.

Hizmetleri OkayMedia tüzel kişiliği üzerinden veriyorum, ama işi yapan ekip değil ben oluyorum. Aynı anda kaç klinikle çalışabileceğimin bir sınırı var ve bu sınırı zorlamıyorum.

Nasıl çalışıyorum

Kanıtlanamayan rakamı yazmam

Bu sitedeki her sayının yanında hangi dönemde ölçüldüğü ve neyle kıyaslandığı yazıyor. Dönemsiz yüzde, pazarlama süsüdür; bir işi anlatmaz.

Bağımlılık kurmam

Kurduğum sistemin sahibi siz olursunuz. Hesaplar sizin adınıza açılır, dokümantasyon size kalır, ekibiniz eğitilir. Ayrıldığımda çalışmaya devam etmeyen bir yapı kurmuş sayılmam.

Uymayan işi almam

Bütçe yetmiyorsa, beklenti gerçekçi değilse ya da problem benim çözebileceğim bir problem değilse görüşmede söylerim. Alınmayan iş, kötü biten işten ucuzdur.

Önce ölçer, sonra dokunurum

Bir hesabı ilk hafta değiştirmem. Önce nerede olduğunuzu görünür hale getiririm. Ölçüm kurulmadan yapılan her iyileştirme, sonucu bilinmeyen bir tahmindir.

Bir görüşme, bir teşhis.

Nerede olduğunuzu birlikte görelim. Kırk beş dakika, ücretsiz, sonunda ne yapmanız gerektiğini söylerim. Birlikte çalışmak zorunda değiliz.