Satış ve kapanış

Fiyat sorulduğunda konuşma neden biter

Sağlık turizminde fiyat itirazının çoğu fiyatla ilgili değil. Konuşmanın yanlış yerinde, yanlış çerçevede verilmiş bir sayıyla ilgili.

2 dk okuma

Bir klinikte satış konuşmalarını dinlerken en sık duyduğum kalıp şu:

— Merhaba, saç ekimi fiyatınız nedir? — Merhaba, 2.200 euro. (sessizlik)

Danışman bunu “pahalı bulmuş” diye yorumluyor. Çoğu zaman durum bu değil.

Fiyat bir sayı değil, bir karşılaştırma

Karşı tarafın kafasında o an fiyatı kıyaslayacağı bir zemin yok. Elinde beş klinikten beş sayı var ve hepsi birbirine benziyor. Böyle bir tabloda tek ayrım noktası kalıyor: en düşük olan.

Fiyatı çıplak vermek, kendinizi otomatik olarak fiyat yarışının içine sokmak demek. Ve o yarışı sağlık turizminde hiçbir iyi klinik kazanmıyor — kazanan hep en ucuz olan, ki o da genelde uzun ömürlü olmuyor.

Fiyattan önce gelmesi gereken üç şey

Konuşmanın sırası değiştiğinde itiraz oranı belirgin şekilde düşüyor. Fiyattan önce şu üçü verilmiş olmalı:

  1. Durum tespiti. Fotoğraf, röntgen, kısa bir soru seti. Bu adım hem bilgi verir hem de karşı tarafa “bana özel bakılıyor” hissini verir.
  2. Tedavi planı. Kaç seans, kaç greft, hangi yöntem, ne kadar sürede. Somut ve kişiye özel.
  3. Kapsam. Fiyatın içinde ne var: konaklama, transfer, ilaç, kontrol, garanti. Bu liste yazılmadan verilen fiyat karşılaştırılamaz.

Bu üçü verildiğinde fiyat artık çıplak bir sayı değil, bir paketin karşılığı olur. Karşılaştırma zemini de sizin kurduğunuz zemin olur.

“Fiyatı hemen söylemezsek kaçıyorlar”

Bu itirazı çok duyuyorum ve kısmen haklı. Ama çözüm fiyatı ilk mesajda vermek değil, ne zaman verileceğini söylemek.

Çalışan cümle şuna benziyor:

Fotoğraflarınıza bakıp size özel greft tahmini ve fiyatı bugün içinde göndereceğim. Standart bir liste fiyatı vermiyorum çünkü ihtiyaç kişiden kişiye ciddi değişiyor.

Bu cevap iki iş yapıyor: bir zaman taahhüdü veriyor ve fiyat vermemeyi bir kaçamak olmaktan çıkarıp bir gerekçeye bağlıyor.

Aralık vermek, tek sayı vermekten iyi

Fiyatı erken vermek zorunda kaldığınız durumlarda tek sayı yerine aralık verin ve aralığın neye göre değiştiğini söyleyin.

“1.900 – 2.600 euro; greft sayısına ve konaklama süresine göre değişiyor” cümlesi, “2.200 euro” cümlesinden daha az itiraz alıyor. Çünkü ikincisi bir tekliftir, birincisi bir davettir — devamında soru sorulmasını mümkün kılar.

İtirazın gerçek anlamı

“Pahalı” kelimesinin sağlık turizminde genelde üç farklı karşılığı var:

  • “Neden bu fiyat olduğunu anlamadım.” Kapsam anlatılmamış demektir.
  • “Sana güvenip güvenmeyeceğimi bilmiyorum.” Kanıt eksik demektir: hekim, klinik, önceki vakalar.
  • “Şu an bütçem yok.” Gerçek fiyat itirazı budur ve azınlıktadır.

Danışmanın işi, hangisiyle karşı karşıya olduğunu anlamak. Üçü de aynı cevabı almamalı.

Depozito adımını atlamayın

Fiyat kabul edildikten sonra süreç genelde havada kalıyor. Tarih konuşuluyor, uçuş konuşuluyor, sonra kişi kayboluyor.

Küçük bir depozito, hem takvimi korur hem de karşı tarafın kararını somutlaştırır. Miktarın büyük olması gerekmiyor; işlevi ödeme almak değil, kararı sabitlemek.

Özet

Fiyat konuşması bir cümle değil, bir sıra. Sırayı düzeltmek çoğu klinikte reklam bütçesini artırmaktan daha hızlı sonuç veriyor — ve hiçbir maliyeti yok.

Bunları da okuyun

Nerede tıkandığını bir görüşmede birlikte bulalım.

Kırk beş dakika. Ücretsiz. Reklam hesabına, takip akışına ve satış konuşmalarına bakarız; nerede para kaybettiğinizi söylerim. Sonrasında birlikte çalışmak zorunda değilsiniz.